Genel

Genel

Panik Atak Nedir?

Bir panik atak dediğimizde ilk akla gelen alarm sistemidir. Aslında yangın alarm sistemi üzerinde düşününce daha iyi anlaşılır. yangın anında ötmeye başlar.

Bedenimizdeki alarm sistemi adranlin hormonu sempatik aktiviye bağlı çalışır.

Eğer tehlikeli bir şeyle karşılaşırsak örneğin üstümüze gelen hızlı bir araba bu sistem çalışmaya başlar.

Adrenalinin etkileri açıkça görülür. Kalp hızlanır nefes hızlanır. Beden başka bir moda geçer.

İlk atak sırasında gerçekten korkutucu bir olay o

Panik atak sırasında da olanlar bunlardır.

Panik atak sırasında buna ek olarak kişi bedenindeki ve zihnindeki değişikliklerden de endişe duyar. şimdi işer değişir. Eğer kişi bunlardan korkarsa bunlara karşı bir tetikte olma hali başlar. O zaman da yeniden tetiklenir.

Panik atak bir anlamda kişinin kendi alarm sisteminden korkmasıdır.

… Detaylı Bilgi

Genel

Bağımlılıkla Mücadelede “Altın Standart”: Yatarak Tedavinin Bilimsel ve Psikolojik Avantajları

Bağımlılık, sadece kişinin iradesiyle çözebileceği basit bir alışkanlık değil; beynin ödül, motivasyon ve hafıza merkezlerini etkileyen kronik bir hastalıktır. Bu süreçte en çok sorulan sorulardan biri şudur: “Evde kendi imkanlarımızla mı, yoksa bir klinikte yatarak mı tedavi olmalıyız?” Dünya genelindeki başarı oranları incelendiğinde, özellikle alkol, madde ve kumar bağımlılığı gibi derinleşmiş vakalarda yatarak tedavi, iyileşmenin “altın standardı” olarak kabul edilir. İşte bu yöntemin sağladığı kritik avantajlar:

1. Güvenli Detoks ve Tıbbi Denetim

Alkol veya madde kullanımı aniden bırakıldığında vücut “yoksunluk krizi” (withdrawal) sürecine girer. Bu süreçte tansiyon yükselmesi, nöbetler veya şiddetli anksiyete görülebilir. Yatarak tedavide, uzman bir kadro eşliğinde bu süreç kontrol altında tutulur. Tıbbi denetim altında yapılan yatarak alkol tedavisi süreçleri, hastanın hayati risklerini sıfıra indirirken konforunu en üst düzeye çıkarır.

2. Sosyal Tetikleyicilerden İzolasyon

Ev ortamı, bağımlılığı besleyen anılar, arkadaş çevreleri ve stres kaynaklarıyla doludur. Hastanın bu ortamdan uzaklaşıp, sadece kendi iyileşmesine odaklanacağı huzurlu bir kliniğe geçmesi, beynin “aşerme” (kullanma isteği) döngüsünü kırmasına yardımcı olur. Güvenli bir alanda olmak, nüks (tekrar başlama) riskini minimize eden en önemli faktördür.

3. Bütünsel ve Yoğun Terapi Programı

Yatarak tedavide günün her saati iyileşme odaklıdır. Hasta sadece ilaç almaz; aynı zamanda bireysel psikoterapi, grup çalışmaları ve modern nörobilimsel yöntemlerden (örneğin TMS) faydalanır.… Detaylı Bilgi

Genel

İstanbul’da Özel Alkol Bağımlılığı Tedavisi ve Modern Yaklaşımlar

Bağımlılık tedavisi, hastanın kendini en güvende hissettiği ve profesyonel imkanlara en hızlı ulaştığı noktada başlamalıdır. İstanbul alkol bağımlılığı tedavisi seçenekleri arasında Dr. Erhan Yüksek, sunduğu butik ve mahremiyet odaklı hizmetle fark yaratmaktadır. Megakentin karmaşasından uzak, huzurlu bir klinik ortamında sağlanan bu süreç, kalıcı iyileşmenin kapılarını aralar.

Neden İstanbul’daki Özel Klinikleri Tercih Etmelisiniz?

AMATEM dışında özel bağımlılık tedavisi arayan pek çok hasta, İstanbul’un sunduğu geniş uzman kadrosu ve modern tıbbi donanım imkanlarından yararlanmak istemektedir. Dr. Erhan Yüksek kliniğinde;

  • Kişiye özel detoks programları,
  • Yoğunlaştırılmış psikoterapi seansları,
  • Aile danışmanlığı desteği bir arada sunulur.

Tedavi Sürecinde Gizlilik ve Konfor

Şehir dışından gelen hastalar için de uygun olan bu süreç, sadece bir tıbbi müdahale değil, bir yaşam değişimidir. Bağımlılık için yatarak tedavi programlarımızda, hastanın konforu ve sosyal hayattan kopmadan iyileşmesi en öncelikli hedeftir.… Detaylı Bilgi

Genel

AMATEM Dışında Özel Bağımlılık Tedavisi: Dr. Erhan Yüksek Yaklaşımı

Bağımlılıkla mücadele kararı alındığında, doğru tedavi merkezini seçmek en kritik adımdır. Birçok kişi devlet imkanlarını değerlendirirken, daha kişiselleştirilmiş ve konforlu bir süreç arayanlar için AMATEM dışında özel bağımlılık tedavisi seçenekleri ön plana çıkmaktadır. Dr. Erhan Yüksek, butik hizmet anlayışıyla hastalarına mahremiyet ve yüksek standartlarda bir iyileşme ortamı sunar.

Kişiye Özel Bağımlılık Danışmanlığı Ücretleri ve Süreç

Bağımlılık tedavisinde standart bir paket uygulamak yerine, hastanın ihtiyacına göre şekillenen bir yol haritası izlenir. Bu noktada en çok merak edilen konulardan biri de bağımlılık danışmanlığı ücretleri olmaktadır. Ücretlendirme; uygulanacak detoks programına, terapi seanslarının yoğunluğuna ve yatış süresine göre değişiklik göstermektedir. Şeffaf ve sürdürülebilir bir tedavi planı için öncelikle detaylı bir uzman değerlendirmesi şarttır.

İstanbul Alkol Bağımlılığı Tedavisi İçin Modern Çözümler

Özellikle büyükşehirlerin karmaşasından uzak, ancak tıbbi imkanlara yakın bir merkezde tedavi görmek iyileşme hızını artırır. İstanbul alkol bağımlılığı tedavisi arayışında olan hastalar için sunduğumuz özel klinik hizmetleri, sadece fiziksel arınmayı değil, ruhsal onarımı da hedefler.

  • Mahremiyet: Kişisel verilerin ve tedavi sürecinin tam gizliliği.
  • Konfor: Ev sıcaklığında, huzurlu bir klinik ortamı.
  • Süreklilik: Tedavi sonrası dönemde de devam eden uzman takibi.

Hayatınızda yeni bir sayfa açmak ve bağımlılığın zincirlerini kırmak için Dr. Erhan Yüksek uzmanlığına güvenebilirsiniz.… Detaylı Bilgi

Genel

Alkol Bağımlılığından Kurtulma Yolları: Yeniden Sağlıklı Bir Hayat

Alkol bağımlılığı, sadece bireyi değil, tüm sosyal çevresini etkileyen kronik bir süreçtir. Ancak unutulmamalıdır ki, doğru yöntemler ve profesyonel destekle bu döngüyü kırmak mümkündür. Alkol bağımlılığından kurtulma yolları, kişiye özel bir tedavi planı ve kararlılıkla başlar.

Bağımlılık Tedavisinde İlk Adım: Kabullenme ve Destek

İyileşme süreci, kişinin bu durumu bir hastalık olarak kabul etmesiyle başlar. Bağımlılık tedavisinde psikolojik destek, en az fiziksel tedavi kadar kritiktir. Dr. Erhan Yüksek rehberliğinde uygulanan terapiler, bağımlılığın temelindeki duygusal boşlukları doldurmaya ve yeni bir yaşam disiplini oluşturmaya odaklanır.

Alkolü Bırakma Süreci ve Sonrası

Alkolü bırakma süreci ve sonrası, sabır gerektiren uzun bir yolculuktur. İlk aşamada vücudun arınması (detoks) sağlanırken, sonraki aşamalarda kişinin sosyal hayata yeniden adapte olması hedeflenir. Bu süreçte şu adımlar hayati önem taşır:

  • Tetikleyici ortamlardan uzak durmak,
  • Yeni ve sağlıklı hobiler edinmek,
  • Düzenli uzman kontrolüne devam etmek.

Profesyonel bir rehberle çıkılan bu yolda, kalıcı iyileşme hayal değildir. Dr. Erhan Yüksek’in modern tedavi yaklaşımlarıyla, bağımlılığın gölgesinden kurtulup aydınlık bir geleceğe adım atabilirsiniz.… Detaylı Bilgi

Genel

Yatarak Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavisi: Güvenli Bir İyileşme Süreci

Bağımlılıkla mücadele etmek, hem fiziksel hem de psikolojik olarak yüksek irade ve profesyonel destek gerektiren zorlu bir süreçtir. Bu süreçte en güvenli ve etkili yöntemlerden biri olan yatarak bağımlılık tedavisi, hastanın dış dünyadaki tetikleyicilerden (sosyal çevre, stres faktörleri, maddeye erişim) tamamen uzaklaşmasını sağlar. Dr. Erhan Yüksek rehberliğinde uygulanan kişiselleştirilmiş tedavi protokolleri, hastanın tıbbi güvenlik içinde yeniden hayata tutunmasını amaçlar.

Alkol Arınma Tedavisi (Detoks) Süreci Nasıl İşler?

Bağımlılığın fiziksel etkilerinden kurtulmanın ilk ve en kritik adımı arınmadır. Alkol arınma tedavisi (detoks), vücudun toksinlerden temizlendiği ve yoksunluk belirtilerinin (titreme, kaygı, uykusuzluk vb.) yaşandığı evredir.

Bu aşamada hastanın yaşamsal bulguları uzman kadromuz tarafından 7/24 takip edilir. Yoksunluk krizlerini en aza indirmek ve hastanın konforunu sağlamak adına, gerekli durumlarda modern ilaçla tedavi yöntemleri titizlikle uygulanır. Amaç, fiziksel bağımlılığı tıbbi bir gözetim altında, hastaya en az acıyı hissettirerek sonlandırmaktır.

Neden Yatarak Alkol Bağımlılığı Tedavisi?

Ev ortamında veya ayakta yapılan tedavilerde, hastanın eski alışkanlıklarına dönme riski oldukça yüksektir. Yatarak alkol bağımlılığı tedavisi ise iyileşme oranını artıran şu benzersiz avantajları sunar:

  • 7/24 Tıbbi Destek: Olası komplikasyonlara anında müdahale imkanı.
  • İzole ve Güvenli Alan: Maddeye veya alkole erişimin imkansız olduğu, huzurlu bir klinik ortam.
  • Yoğun Terapi Programı: Sadece fiziksel arınma değil, bireysel ve grup [psikoterapi] seanslarıyla bağımlılığın altındaki ruhsal nedenlerin keşfi.
… Detaylı Bilgi
Genel

Transkraniyal Manyetik Stimülasyon

Transkraniyal Manyetik Stimülasyon (TMS), ilaç tedavisine dirençli depresyon başta olmak üzere çeşitli psikiyatrik ve nörolojik rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan, bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış bir beyin uyarım yöntemidir.

TMS Nasıl Çalışır?

TMS, manyetik alan kullanarak beynin belirli bölgelerini uyaran, invaziv olmayan bir tedavi yöntemidir. Manyetik impulslar, kafa derisinin üzerine yerleştirilen bir bobin aracılığıyla beyin korteksine iletilir ve sinir hücrelerini aktive ederek nörotransmitter düzeylerini düzenlemeye yardımcı olur.

TMS Hangi Durumlarda Kullanılır?

TMS, özellikle aşağıdaki durumların tedavisinde etkili olabilir:

  • Majör Depresif Bozukluk (MDD): İlaç tedavisine yanıt vermeyen hastalarda önemli bir seçenek olarak öne çıkmaktadır.
  • Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB): ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından OKB tedavisinde de onaylanmıştır.
  • Anksiyete Bozuklukları: Panik bozukluk ve yaygın anksiyete bozukluğu gibi durumlarda yardımcı olabilir.
  • Şizofrenide İşitsel Halüsinasyonlar: Şizofreni hastalarında işitsel varsanıları azaltmada kullanılabilir.
  • Kronik Ağrı Sendromları ve Migren: Özellikle dirençli vakalarda etkili olabilmektedir.

TMS Tedavisinin Avantajları Nelerdir?

  • İnvaziv değildir: Ameliyat veya anestezi gerektirmez.
  • Yan etkileri azdır: Hafif baş ağrısı ve uygulama bölgesinde hafif rahatsızlık dışında ciddi yan etkileri nadirdir.
  • İlaçsız bir alternatiftir: Özellikle ilaç yan etkileri nedeniyle tedaviye devam edemeyen hastalar için iyi bir seçenektir.
  • Günlük yaşama hızlı dönüş sağlar: Seans sonrası hasta günlük aktivitelerine hemen dönebilir.

TMS Tedavisi Nasıl Uygulanır?

TMS tedavisi genellikle haftada 5 gün, 4-6 hafta süresince uygulanır.… Detaylı Bilgi

Genel

Erişkin DEHB: Tanı ve Tedavi Eksiklikleri

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), sıklıkla çocukluk dönemine özgü bir bozukluk olarak kabul edilse de, aslında erişkinlik döneminde de varlığını sürdürebilen bir durumdur.

Ben şimdilik inanmakta zorlansam da erişkinlik yaşlarında başlayabileceğini öne sürenler de vardır.

Erişkinlerde DEHB, hem tanı konmasında hem de tedavi süreçlerinde ciddi eksikliklerle karşı karşıyadır.

Tanı Konma Eksiklikleri

Erişkinlerde DEHB tanısı konması, genellikle çocuklara kıyasla daha zordur. DEHB’nin erişkinlerdeki belirtileri, çocuklardakinden farklı olabilir ve genellikle başka psikiyatrik bozukluklarla (depresyon, anksiyete, bipolar bozukluk gibi) karıştırılabilir. Örneğin, erişkinlerde hiperaktivite genellikle içsel bir huzursuzluk olarak kendini gösterir ve bu durum depresyon belirtileri ile benzerlik gösterebilir. Dikkat dağınıklığı ve organizasyon sorunları ise iş hayatında performans düşüklüğü ya da sosyal ilişkilerde sorunlarla kendini belli edebilir. Ancak bu belirtiler genellikle stres, yorgunluk ya da yaşam tarzı sorunları olarak değerlendirilir ve DEHB olarak tanınmaz.

Bir sorunda depresyon veya anksiyete gibi durumların bu duruma sıklıkla eşlik etmesidir.

Yapılan araştırmalar, erişkinlerin büyük bir kısmının DEHB belirtileri göstermesine rağmen, çoğunun bu durumu fark etmediğini ya da bu belirtileri başka nedenlere bağladığını göstermektedir. Erişkinlerin kendi kendine teşhis koymaya çalışmaları, yanlış bilgilendirilmiş olmaları ya da bu semptomları göz ardı etmeleri, tanı konma sürecini geciktirmektedir. Bununla birlikte, sağlık profesyonelleri tarafından da erişkin DEHB’si bazen gözden kaçırılmakta ve yeterince ele alınmamaktadır.… Detaylı Bilgi

Genel

Psikiyatri Polikliniği Kullanım Kılavuzu

1. Psikiyatri Nedir?

  • Psikiyatri, zihinsel ve duygusal sağlığın korunması, teşhis edilmesi ve tedavi edilmesine odaklanan bir tıp dalıdır. Psikiyatrik hizmetler, ruhsal hastalıklar, duygusal problemler ve düşünce bozukluklarıyla ilgilenir. Bir psikiyatrist, tıbbi tedavi yöntemlerinin yanı sıra psikoterapi ve danışmanlık hizmetleri de sunabilir.

2. Psikiyatriste Neden Gitmeliyim?

  • Aşağıdaki belirtileri yaşıyorsanız bir psikiyatriste başvurmanız gerekebilir:
    • Sürekli mutsuzluk, karamsarlık veya umutsuzluk duyguları.
    • Uyku bozuklukları, iştah değişiklikleri veya enerji düşüklüğü.
    • Kaygı, korku veya panik atakları.
    • Odaklanma, dikkat veya hafıza sorunları.
    • Kendinizi sürekli gergin, stresli veya sinirli hissetmek.
    • Sosyal ilişkilerde problemler, aile veya iş hayatınızda zorluklar.
    • Bağımlılık sorunları
    • Kendinize zarar verme düşünceleri veya intihar eğilimleri.

3. Psikiyatriye Gelmeden Önce Hazırlık

  • İlk görüşmenizde, doktorunuza yaşadığınız problemleri ve belirtileri açıkça ifade edebilmeniz önemlidir. Bunun için şu adımları takip edebilirsiniz:
    • Belirtilerinizi not alın: Duygusal, zihinsel veya fiziksel olarak yaşadığınız semptomları bir liste yapın. Bu, doktorunuza daha net bilgi vermenizi sağlar. Daha Önemli olanları daha öncelikli olarak yazın zamanınız tasaruflu kullanmanıza yarar. Birde sadece listelmek yetmez süresi şiddeti sıklığınıda anlatmayı denemelisiniz. Örneğin kaygılıyım demek tek başına faydalısı az bir ifadedir. Ama son bir aydır hergün en 2-3 saat kaygılı oluyorum çok daha yardımcı olabilir.
  • Aile geçmişinizi inceleyin: Ailenizde daha önce psikiyatrik rahatsızlıklar yaşamış biri var mı? Bu bilgiyi doktorunuzla paylaşmanız önemlidir.
… Detaylı Bilgi
Genel

İmposter Sendromu

İmposter sendromu, ilk olarak psikologlar Pauline Clance ve Suzanne Imes tarafından 1978 yılında tanımlanmıştır. Bu iki psikolog, “The Impostor Phenomenon in High Achieving Women: Dynamics and Therapeutic Intervention” adlı makalelerinde, başarılı kadınların kendi başarılarını içselleştirmekte zorlanmaları ve bu başarılarına rağmen kendilerini bir tür sahtekâr olarak hissetmeleri durumunu ele almışlardır. Sonraları bu durumun erkeklerde de göründüğü anlaşılmıştır.

İmposter sendromu, psikiyatri açısından ilginç bir durumu temsil eder. Alışık olduğumuz şekliyle insanlar, psikiyatrik hastalıkları başkalarını etiketlemek için kullanma eğiliminde olabilirler ancak bu sendromu kendilerine yakıştırmakta zorlanmazlar. Twitter’da birçok insan, kendisinin de bu sendromdan muzdarip olduğunu üstüne basa basa yazmaktan çekinmiyor. Birçok Hollywood aktristi de bu duruma sahip olmak konusunda ketum değil.

Tabii ki böyle bir sendrom resmi olarak tanınmıyor. Ne DSM (psikiyatrik rahatsızlıkların listelendiği bir rehber) ne de günlük pratikte buna yer verilmemiştir. Sendrom terimi, tıp literatüründe, sebebi bilinmeyen bulgu veya belirtilerin bir arada olduğu durumları tanımlamak için kullanılır. Bu bağlamda, burada bir sendromdan bahsetmek zordur. Zaten Psikolog Pauline Clance yıllar sonra şöyle diyecekti: “Eğer her şeyi yeniden yapabilseydim, buna imposter fenomeni (içsel deneyim) derdim, çünkü bu bir sendrom, bir kompleks ya da zihinsel bir hastalık değil, neredeyse herkesin deneyimlediği bir şey.”

Böyle bir deneyimin sebebi herkes için farklı olacaktır. Henüz ruhsal fenomenlerin sebeplerini beyin biyolojik süreçleri ile açıklayamıyoruz, belki de hiç açıklayamayacağız.… Detaylı Bilgi

Translate »
Scroll to Top