Genel

Genel

Dünya Ruh Sağlığı Günü

Ruh sağlığı, bireylerin fiziksel sağlıkları kadar önemlidir ve genel yaşam kalitesini belirleyen önemli bir faktördür.

Ruh sağlığının korunması, stresin yönetimi, duygusal denge ve psikolojik iyi olma, insanların yaşamlarını olumlu bir şekilde etkiler. Her birey, ruh sağlığını korumak ve geliştirmek için çeşitli stratejilere başvurabilir. Bunlar arasında düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, yeterli uyku, sosyal ilişkilerin sürdürülmesi, stresle başa çıkma becerilerinin geliştirilmesi ve gerektiğinde profesyonel yardım almak gibi önlemler bulunmaktadır.

Psikologlar ve psikiyatristler, bu süreçte önemli bir rol oynarlar. Ruh sağlığı profesyonelleri, bireylerin zihinsel ve duygusal ihtiyaçlarına yönelik destek sunarlar. Bu destek, ruhsal zorlukları aşmada, kişisel potansiyeli gerçekleştirmede ve yaşam kalitesini artırmada yardımcı olabilir.

Unutulmamalıdır ki, ruh sağlığı sadece hastalık dönemlerinde değil, aynı zamanda her bireyin günlük yaşamında dikkat etmesi gereken bir konudur. Dünya Ruh Sağlığı Günü, bu bilinci artırmak ve toplumun ruh sağlığına verdiği önemi vurgulamak için önemli bir fırsattır. Bu gün, toplumda ruh sağlığına yönelik farkındalığın arttığı, destek ve anlayışın çoğaldığı bir dönem olarak kutlanmalıdır.… Detaylı Bilgi

Genel

Erişkin dikkat eksikliğinde tedavi stratejileri nelerdir?

Erişkin dikkat eksikliği, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olarak da bilinir ve dikkat, odaklanma ve dürtü kontrolü zorluklarıyla karakterizedir. Tedavi stratejileri bireyin ihtiyacına ve semptomlarının şiddetine bağlı olarak değişebilir. İşte erişkin dikkat eksikliği tedavi stratejileri:

  1. Psikoeğitim ve Bilgilendirme: Dikkat eksikliği hakkında bilgi edinme, semptomları anlama ve başa çıkma stratejileri geliştirme amacıyla psikoeğitim önemlidir. Bu, bireyin durumunu anlamasına ve tedavi sürecine daha etkin bir şekilde katılmasına yardımcı olur.
  2. Kognitif Davranış Terapisi (KDT): KDT, düşünce kalıplarını ve davranışları değiştirmeye odaklanır. Dikkat eksikliği semptomlarını yönetmek ve işlevselliği artırmak için kullanılabilir.
  3. İlaç Tedavisi: DEHB tedavisinde, uygun bir ilaç tedavisi belirlenebilir. Bu ilaçlar, nörotransmitter seviyelerini düzenleyerek dikkat, odaklanma ve impuls kontrolünü artırabilir. Genellikle stimulan ilaçlar (örneğin, metilfenidat veya amfetamin türevleri) veya non-stimulan ilaçlar (örneğin, atomoksetin) kullanılır. İlaç tedavisi, bir psikiyatrist veya uzman hekimin reçetesi ve gözetiminde yapılmalıdır.
  4. Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Düzenli egzersiz, düzenli uyku alışkanlıkları, sağlıklı beslenme ve stres yönetimi gibi yaşam tarzı değişiklikleri DEHB semptomlarının yönetiminde yardımcı olabilir.
  5. Zaman Yönetimi ve Planlama Becerileri Geliştirme: Özel zaman yönetimi stratejileri, planlama becerileri ve organizasyon tekniklerini öğrenme, dikkat eksikliği semptomlarını azaltabilir.
  6. Çevresel Düzenlemeler: Çalışma veya yaşam alanının düzenlenmesi, dikkat eksikliği semptomlarını azaltabilir. Dikkat dağıtıcıları azaltmak için sessiz ve düzenli bir çalışma ortamı oluşturulabilir.
… Detaylı Bilgi
Genel

Antidepresanlar Nasıl Etki Eder?

Antidepresanlar, depresyon gibi ruhsal bozuklukları tedavi etmek veya semptomları hafifletmek için kullanılan ilaçlardır. Bununla birlikte, antidepresanların tam olarak nasıl çalıştığı tam olarak bilinmemektedir. Ancak, genellikle şu şekillerde etki ederler:

  1. Nörotransmitter Seviyelerini Düzenleme: Antidepresanlar, beyindeki kimyasal haberciler olan nörotransmitterlerin seviyelerini düzenleyerek etki eder. Özellikle serotonin, norepinefrin ve dopamin gibi nörotransmitterler üzerinde etkili olabilirler.
  2. Sinir Hücresi İletişimini Değiştirme: Antidepresanlar, sinir hücrelerinin birbirleriyle iletişim kurmasını etkileyebilir. Bu, nörotransmitterlerin sinir hücreleri arasında daha etkili bir şekilde iletilmesini sağlayarak ruh halini dengeleyebilir.
  3. Sinirsel Plastisiteyi Etkileme: Sinirsel plastisite, beyindeki sinir hücrelerinin yapısının ve işlevinin değişebilmesi yeteneğidir. Antidepresanlar, bu plastisiteyi etkileyerek beyinde olumlu değişikliklere neden olabilir.
  4. Stres Yanıtını Düzenleme: Antidepresanlar, vücudun stresle başa çıkma mekanizmalarını düzenleyebilir. Bu, depresyon gibi ruhsal bozuklukların semptomlarını hafifletebilir.
  5. Yeni Sinir Hücreleri Oluşturma (Nörojenez): Bazı araştırmalar, antidepresanların beyinde yeni sinir hücrelerinin oluşumunu teşvik edebileceğini göstermektedir. Bu, özellikle hipokampus bölgesinde, depresyonla ilişkilendirilen beyin bölgesinde önemlidir.

Unutulmaması gereken birkaç önemli nokta şunlardır:

  • Antidepresanların etkileri bireyden bireye değişebilir ve herkes için aynı şekilde çalışmaz. Bu nedenle, bir antidepresanın işe yarayıp yaramadığını belirlemek için birkaç hafta süreyle kullanılması genellikle gereklidir.
  • Dozaj ve tedavi süresi, bireysel ihtiyaçlara bağlı olarak belirlenmelidir. Bu nedenle, bir sağlık uzmanının önerilerine göre kullanılmalıdırlar.
  • Antidepresanlar yalnızca reçete ile alınmalıdır ve dozu doktorunuzun önerilerine göre ayarlanmalıdır.
… Detaylı Bilgi
Genel

Atipik Depresyon

Atipik depresyon, klinik depresyonun bir alt türüdür. Diğer depresyon türlerinden farklı semptomları vardır ve bazı belirtiler tipik depresyon semptomlarından sapar. Atipik depresyonun belirtileri arasında şunlar yer alabilir:

  1. Reaktif Ruhsal İyileşme: Olumlu olaylar yaşandığında, kişi normalden daha hızlı bir şekilde ruhsal olarak toparlanabilir.
  2. Aşırı Uyku ve Yeme: Atipik depresyonu olan kişiler, tipik olarak aşırı uyku ihtiyacı hissederler (hipersomni) ve aşırı yemek yeme eğilimindedirler (hiperfaji).
  3. Ağırlık Artışı: Bu tip depresyonu olan kişiler kilo alabilirler. Bu, atipik depresyonun bir özelliğidir.
  4. Duygusal Reaktivite: Olumlu olaylara karşı duygusal tepkiler gösterebilirler. Yani, bir şeylerin keyfini çıkarabilirler.
  5. Periyodik İyilik Hali: Dönemsel olarak, kişi daha iyi hissedebilir. Bu, tipik olarak diğer depresyon türlerinde gözlenmez.

Atipik depresyonun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, genellikle genetik ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonu olarak düşünülür. Beyindeki kimyasal değişiklikler de bu durumun gelişiminde rol oynayabilir.

Atipik depresyonun tanısı koymak için bir doktora başvurmanız önemlidir. Bir Ruh sağlığı uzmanı, semptomları değerlendirerek doğru tanıyı koyabilir ve uygun tedavi seçeneklerini önerebilir. Bu tedaviler arasında ilaç tedavisi olabilir.

Unutmayın ki, yukarıda belirtilen bilgiler genel bir bilgilendirme amaçlıdır ve her birey farklı olabilir. Eğer siz veya bir yakınınız bu tür belirtiler yaşıyorsa, bir sağlık profesyoneline başvurmanız önemlidir.

… Detaylı Bilgi

Genel

Psikiyatrik Hastalıkları olan İnsanları Etiketleme!

Ruhsal sağlık sorunları ve madde kullanım bozukluklarının isimlendirmesi çoğu zaman yanlış anlaşılır. Bu yanlış anlaşılma isteyerek yapılabileceği gibi bilgisizlikten de kaynaklanabilir.

Ruhsal sağlık hakkında konuşurken kişi merkezli dil kullanmak , öncelikli olarak kişinin hastalığını değil, kişinin kendisini ilk görmemizi sağlar.

1.Kişilerin hastalığı vardır; kişiler hastalığa dönüşmezler. İnsanlara “şizofrenik”, “alkolik”, “anoreksik” diye hitap etmekten kaçının. Bunun yerine “şizofrenisi olan kişiler” veya “anoreksisi olan bireyler” şeklinde ifadeler kullanın.

2. Tıbbi durumu ” problem” olarak ifade etmek yanlış olabilir. Ruhsal hastalıkları yada hastaları sorun veya sorunlu olarak tarif etmekten uzak durun.

3. “bir şeyden etkilenmiş”, ” bir şeyin kurbanı”, ” bir şeyden muzdarip olan” şeklindeki acıma duygusu ifade eden kelimelerden kaçının.

4. “Deli,”, “çıldırmış”, “dengesiz” gibi alçaltıcı kelimeleri günlük hayatta bile kullanmamaya özen gösterin.

5. İntihar hakkında konuşurken suç faaliyeti anlamı taşıyan öldürmek fiilinden daha doğrusu “kendini öldürmek” şeklinde ifadelerden kaçının.

6. Durum ve bozukluklar büyük harflerle yazılmamalıdır. ( istisnai durumlar, sadece özel isimler barındıran Tourette sendromu ve ya Asperger sendromu gibi bozukluklardır)

7. “başarısız intihar”, “başarılı intihar” gibi intiharı dikkat çekici hale getiren kelimelerden kaçının. Bunların yerine “intihar girişimi” gibi kelimeler kullanın.

kaynak:

stampoutstigma.com

… Detaylı Bilgi

Genel

Bir panik bozukluğu hastasında tedavi seçerken nelere dikkat ediyorum?

  1. Panikler ne zamandır var?

  2. Başlatan bir olay oldu mu?
  3. Paniklerin şiddeti ne?

  4. Hangi belirtiler var?
    1. çarpıntı
    2. terleme
    3. titreme
    4. soluğun daralması
    5. göğüs ağrısı
    6. bulantı
    7. baş dönmesi, bayılacak gibi olma
    8. titreme
    9. uyuşma
    10. gerçek dışılık hissi
    11. çıldırma korkusu
    12. ölüm korkusu
  5. Hangi durumlarda panik atak yaşıyor?
  6. Gece gelen, panik atakları var mı?
  7. Kardiyolojik değerlendirme yapıldı mı?
  8. Korkuları -kaçınma davranışları nelerdir? Şiddetleri nedir?

  9. Agarofobi, kolstrofobisi var mı?

  10. Başka fobileri var mı?(yükseklik , hayvan )

  11. Hastalık takıntısı var mı?

  12. Sürekli sağlık araştırması yapıyor mu?

  13. Sürekli doktora gidiyor mu?

  14. Daha önce hangi ilaçları aldı?

  15. Hangilerini ne kadar kullandı?

  16. Ne kadar etki ettiler?

  17. Ne yan etkiler görüldü?

  18. Terapi aldı mı?, Kaç seans? Ne tür bir terapi?
  19. Ailesinde panik hastalığı var mı?

  20. Şiddetleri ne ?

  21. Hangi ilaçları aldılar?

  22. Tedaviden fayda gördüler mi?

  23. Depresyonu var mı? Obsesyonu var mı?

  24. Uykusu nasıl?

  25. İştahı nasıl?

  26. Kişilik özellikleri nasıl?

  27. Psikolojik travması var mı?

  28. Psikosoyal stres yaşıyor mu?

  29. Ailesel desteği nasıl?

  30. Bedensel hastalığı var mı?

  31. Vitamin ve mineral eksikliği var mı?

  32. Hangi tip bir panik atak:
    1. gece gelen,
    2. durumsal,
    3. sınırlı belirtili,
    4. korkusuz,
    5. bilişsel,
    6. vestibüler

Sizler de, gelmeden önce bu soruları kendinize sorabilirsiniz?… Detaylı Bilgi

Genel

Psikiyatrik Hastalıkların Genel Maliyeti

Psikiyatrik hastalıkların maliyeti direk tedavi giderlerinin yanı sıra, yarattığı iş gücü kaybıdır. Bu maliyet bireylere, aileye, işverene ve toplumun tamamına yansır. Ülkemiz için bu maliyetin net bir hesabı mevcut değildir. İngiltere ve Amerika’da yapılan çalışmalarda gayri safi milli hasılanın ortalama % 2 ne denk geldiği tahmin edilmiştir (WHO). Erken başlangıçlı veya çocukluk çağı psikiyatrik hastalıklarında, bu maliyete katkı daha çoktur. İlginç verilerden bir tanesi de Şizofreni ve Alzheimer’ın, inme ve kansere göre daha pahalı hastalıklar olduğudur. Özellikle çalışanları etkileyen depresyon, çalışma kalitesi ve üretimi azaltarak iş verimliliğini düşürür. Sıklıkla istirahat raporlarına sebep olan psikiyatrik rahatsızlıklar çalışma düzenini aksatırlar. Devletler madde bağımlılığının tedavisi ve önlenmesi için milyonlarca dolar harcamaktadır. Amerika’da madde bağımlılığı için harcanan her 1 dolara karşı 7 dolar kadar sosyal maliyetlerde tasarruf olduğu bildirilmiştir. .Ruhsal rahatsızlıklarda iki yönlü bir etkileşim söz konusudur; Yoksulluk arttıkça ruhsal rahatsızlıklar arttığı gibi, ruhsal rahatsızlıklar görülen insanlarda yoksullukta artar. Bu maliyetler nedeniyle, devletlerin
psikiyatrik hastalıklar için etkili önleme, tedavi etme stratejileri geliştirmesi toplumsal ekonomik çıkarlar için gereklidir.

INTERNATIONAL LIBER COGITO MULTIDISCIPLINARY SCIENCE CONGRESS

20-21 EKİM/OCTOBER 2018 Elite World Business Hotel Florya/Istanbul… Detaylı Bilgi

Genel

Psikiyatrik tedaviye hazır mısınız?

Psikiyatrik görüşmeye nasıl hazırlanılır ve görüşme sırasında nelere dikkat edilir?

Hekiminize psikiyatrik sorunlarınızı doğru anlatabilmek sizin daha iyi bir tedavi almanızı sağlayabilir.
Psikiyatrik görüşme diğer branşlardan farklı olarak tanı koyma sürecinin esas belirleyicisidir.
Hiç bir laboratuvar tetkiki ve radyolojik görüntüleme yöntemi bunun yerini alması şimdilik söz konusu değildir.

Bu görüşmenin ana omurgası ise kişisel geçmişe yaptığı vurgu ile diğer tüm muayenelerden ayrılır.
Görüşmeye başlamadan önce hekimin yeterlilikleri, görüşmemin yapılacağı yerin konumu ve ücret bilgisi iyi araştırılmalıdır.
Mümkünse erken gidilip bekleme salonuna geçmeden önce hekimin asistanına beklediğinizin hatırlatılması ve hekimin önceki seansını bölmemeye hassasiyet gösterilmelidir.
Odaya ilk girdiğinizde bir miktar gerginlik hissedebilirsiniz.
Hekimin tam karşısına değil de çaprazına oturmakta fayda vardır.

Bunlar uygun olmasa da şartlar gereği size önerilebilir. Kısa süreli bir görüşmede istediğiniz faydayı alamayabilirsiniz. Hekimin not alması sizi endişelendirebilir.
Psikiyatristinizin not almasının size birçok katkısı olabilir. Sonraki görüşmelerde sizi daha iyi hatırlaması mümkün olur.
Bazı hekimlerse notu siz görüşmeyi bitirince almak isteyebilir ve konuşmaya daha çok odaklanmak isteyebilir.
Bu durumda hissettiğiniz bir endişe olursa hekiminizle paylaşmanız sizin için daha iyi olacaktır. Gergin bir görüşme yapmaktansa hekim sizin ihtiyaçlarınızı göz önüne alabilir.

Eğer gerginlik hissediyorsanız görüşmeye başlamadan önce havadan sudan muhabbetler edip ortama alışmayı deneyebilirsiniz.

Birazdan kimseye açmak istemeyebileceğiniz konular hakkında bilgi vermeniz istenecek olması sizi biraz gergin hatta sinirli kılabilir.… Detaylı Bilgi

Genel

Cinsel İstismara Uğramış Bireylerde Kendini Damgalama

  Psikiyatrik tanı almayan cinsel tacize uğramış bireylerde kendini damgalama davranışının tanı alanlardan farksızdır. Ayrıca, var olan psikopatoloji durumlarında kendini damgalama daha da artmaktadır. Psikiyatri çalışanlarının bir sorumluluğu da tacize uğramış bireylerde psikopatolojik tanıya bağımlı kalmaksızın terapotik/rehabilitatif yaklaşımlar geliştirmektir.

   Sarkıntılık, tecavüz ve devam eden cinsel istismar gibi cinsel travma çok da seyrek değildir. Lise çağındaki kadınların araştırıldığı bir çalışmaya yanıt veren kadınların %20’si zor kullanılarak cinsel birleşme yaşadığını belirtmiştir. Yeni Zellanda’da üniversite öğrencilerinde yapılan bir çalışmada ise kadınların %51’i cinsel taciz öyküleri olduğunu ve %25’i tecavüz deneyimi ya da tecavüz girişimine uğradıklarını bildirmiştir. Cinsel taciz olumsuz duygulanımsal, fiziksel ve davranışsal sonuçlarla yakından ilişkili ve cinsel travma mağdurlarında ruhsal ve fiziksel hastalıklar mağdur olmayanlara göre daha fazla görülmektedir.

   Damgalama bireysel farklılıkların kategorize edildiği, steryotipik biçimde ve bilişsel olarak “biz” ve “onlar” diye ayrıma yol açan durum olarak tanımlanmaktadır (4). Bu durum statü kaybına ve yaşamın olanaklarına ulaşmayı azaltacak biçimde ayrımcılığa uğramaya, tedaviye başvurmaya veya rehabilitasyon programlarına katılmayı engellemeye yol açabilmektedir. İçselleştirilmiş damgalanma, toplum tarafından ruhsal hastalıklar hakkında oluşturulmuş olan inançların kişi tarafından ne dereceye kadar içselleştirildiğini yansıtan bir kavramdır ve bu kavram ruhsal hastalık tanısı, depresif duygudurum, düşük yaşam kalitesi, olumsuz benlik saygısı ile yakından ilişkili bulunmuştur. Toplumdaki damgalama davranışlarının ya da içselleştirilmiş damgalanmanın hangisinin birey üzerinde daha etkili olduğu tartışmalı olmakla birlikte, içselleştirilmiş damgalanma üzerinde daha kolay çalışılabilir ve daha kolay ulaşılabilir bir hedef olarak değerlendirilmektedir.… Detaylı Bilgi

Genel

Yaşlanınca Unutulmak: Yaşlı İstismarı

    Yaşlıların tek derdi unutmak değil, birde unutulmak var. Yaşlı istismarı konusu ihmal edilebilmektedir ve bu konuyla mücadelenin yasama, sağlık politikası, medya gibi birçok yönü vardır. Yaşlıda istismar olduğunda ne yapılacağını bilemeyen geleceğin hekimlerinin bilgi, beceri, tanı koyabilme ve rapor etme eğitimi ile bu konudaki farkındalıkları artırılmalıdır.

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yaşlı istismarını, güven ilişkisinin beklendiği durumlarda yaşlı bireye zarar veren ya da baskı oluşturan tek ya da tekrarlayıcı eylemler veya uygun davranışları eksik sergileme olarak tanımlamıştır. Yaşlı istismarı fiziksel, cinsel, psikolojik, maddi istismarı ve hak ihlalini içermektedir .

    “Dövülen büyükanne” ya da “tartaklanan büyükanne” kavramları ilk olarak 1970’lerde tıp yazınına girmiş olmasına karşın, ilk defa 15 Haziran 2006’da Dünya Yaşlı İstismarı Farkındalığı Günü organize edilmiş ve yaşlı istismarı yaygınlığının giderek arttığına dikkat çekilmeye çalışılmıştır. Bu organizasyon, bireylere ve devlet kuruluşlarına (yerel, ulusal ve uluslararası) “harekete geçme” çağrısı ve yaşlı istismarı, ihmali ve maddi sömürü hakkında halkın bilgilendirilmesi için düzenlenmiştir. Bu gecikmenin önemli nedenleri arasında, her dört yaşlıdan birinin istismar riski altında olmasına karşın istismar edilmiş olanların çok azının teşhis edilmesi olabilir. Birçok yaşlı istismar kurbanı kuruma yatırılma, terkedilme ya da istismar edeninden ciddi karşılık görme korkuları nedeniyle bu olayı açıklamamaktadır. Bazı durumlarda kültürün yaşlı istismarına karşı koruyucu etkileri olduğu kabul edilmektedir.… Detaylı Bilgi

Translate »
Scroll to Top