Erişkin DEHB: Tanı ve Tedavi Eksiklikleri

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), sıklıkla çocukluk dönemine özgü bir bozukluk olarak kabul edilse de, aslında erişkinlik döneminde de varlığını sürdürebilen bir durumdur.

Ben şimdilik inanmakta zorlansam da erişkinlik yaşlarında başlayabileceğini öne sürenler de vardır.

Erişkinlerde DEHB, hem tanı konmasında hem de tedavi süreçlerinde ciddi eksikliklerle karşı karşıyadır.

Tanı Konma Eksiklikleri

Erişkinlerde DEHB tanısı konması, genellikle çocuklara kıyasla daha zordur. DEHB’nin erişkinlerdeki belirtileri, çocuklardakinden farklı olabilir ve genellikle başka psikiyatrik bozukluklarla (depresyon, anksiyete, bipolar bozukluk gibi) karıştırılabilir. Örneğin, erişkinlerde hiperaktivite genellikle içsel bir huzursuzluk olarak kendini gösterir ve bu durum depresyon belirtileri ile benzerlik gösterebilir. Dikkat dağınıklığı ve organizasyon sorunları ise iş hayatında performans düşüklüğü ya da sosyal ilişkilerde sorunlarla kendini belli edebilir. Ancak bu belirtiler genellikle stres, yorgunluk ya da yaşam tarzı sorunları olarak değerlendirilir ve DEHB olarak tanınmaz.

Bir sorunda depresyon veya anksiyete gibi durumların bu duruma sıklıkla eşlik etmesidir.

Yapılan araştırmalar, erişkinlerin büyük bir kısmının DEHB belirtileri göstermesine rağmen, çoğunun bu durumu fark etmediğini ya da bu belirtileri başka nedenlere bağladığını göstermektedir. Erişkinlerin kendi kendine teşhis koymaya çalışmaları, yanlış bilgilendirilmiş olmaları ya da bu semptomları göz ardı etmeleri, tanı konma sürecini geciktirmektedir. Bununla birlikte, sağlık profesyonelleri tarafından da erişkin DEHB’si bazen gözden kaçırılmakta ve yeterince ele alınmamaktadır.

Erişkin DEHB’sinin Etkileri

Tanı konmayan erişkin DEHB, bireylerin yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürebilir. İş yerinde sürekli olarak dikkat dağınıklığı yaşamak, görevleri zamanında tamamlayamamak, sosyal ilişkilerde yaşanan zorluklar, maddi sorunlar ve öz güven eksikliği gibi durumlar, erişkin DEHB’si olan bireylerin sık karşılaştığı sorunlardır. Bu bireyler genellikle kendilerini organize etmekte zorlanır, sürekli bir stres altında hisseder ve zaman yönetiminde güçlük çekerler. Uzun vadede, bu belirtiler depresyon, anksiyete ve diğer duygusal sorunların gelişmesine zemin hazırlayabilir.

Dehb tedaviye diğer hastalıklara göre iyi yanıt veren bir durumdur

DEHB’nin genetik bir temele sahip olduğu bilinmektedir ve bu nedenle genellikle aile içinde birden fazla bireyde görülür. Ancak birçok erişkin, çocukluk döneminde DEHB tanısı almadığı için, bozukluğun erişkinlikte de var olabileceğini fark etmeyebilir. Özellikle çocukları DEHB tanısı aldığında, ebeveynler de kendi semptomlarını fark etmeye başlayabilir.

Yanlış Tedavi ve Tedavi Yetersizlikleri

Erişkinlerde DEHB’nin tanısının konulmaması, bu bireylerin uygun tedavi alamamasına yol açabilir. DEHB, doğru şekilde tedavi edilmediğinde işlevsellik kaybına neden olabilir. Ancak sosyal medyada ve internette yer alan yanlış bilgiler, bireyleri kendi kendilerine teşhis koymaya ve etkinliği kanıtlanmamış alternatif tedavi yöntemlerine başvurmaya itebilir. Bu durum, bireylerin doğru tedaviye ulaşmasını daha da zorlaştırır. Erişkin DEHB’si için etkinliği kanıtlanmış tedaviler arasında ilaç tedavisi, bilişsel davranışçı terapidir (BDT) . Ancak, yanlış tedavi yöntemleri bireylerin semptomlarını hafifletmek yerine daha da kötüleştirebilir.

Tedavi Seçenekleri

Erişkin DEHB’sinde tedavi, semptomların hafifletilmesine ve bireylerin hayatlarını daha iyi organize edebilmelerine yardımcı olmayı amaçlar. Farmakoterapi, DEHB semptomlarının yönetiminde sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir. Psikostimülanlar veya non-stimülan ilaçlar, dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik gibi temel semptomları kontrol altına almada etkilidir. Bunun yanı sıra, bilişsel davranışçı terapi, bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorluklarla başa çıkma stratejilerini öğrenmelerine yardımcı olur. Özellikle zaman yönetimi, görevlerin organize edilmesi ve dikkat dağınıklığını azaltma gibi konularda BDT etkili bir yaklaşım sunar.

Sonuç

Erişkinlerde DEHB, tanı konulmadığı ve tedavi edilmediği takdirde bireylerin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Semptomların fark edilmemesi veya yanlış anlaşılması, tanı konma sürecini geciktirirken, uygun tedaviye ulaşamamak da bu bireylerin hayatlarında büyük zorluklar yaşamasına neden olabilir. DEHB şüphesi taşıyan bireylerin, kendi kendilerine teşhis koymak yerine mutlaka bir sağlık profesyoneline başvurmaları gerekmektedir. Doğru tanı ve etkili tedavi ile bireylerin işlevselliği önemli ölçüde artırılabilir ve yaşam kaliteleri iyileştirilebilir. Erişkin DEHB’si konusundaki farkındalığın artırılması, bu bozukluğun daha iyi yönetilmesini sağlayacak önemli bir adımdır.

Yorum bırakın